Symantec Norton Internet Security 2009
Geçtiğimiz ay Symantec'in yeni internet güvenlik paketinin lansmanına gittim. Hoş hazırlanmış bir sunumun ardından pek de ikna olmamış bir şekilde, yeni Norton Antivirus 2009 ve Norton Internet Security 2009 kutularımı alıp evin yolunu tuttum. Pek ikna olmamıştım diyorum çünkü sunum sırasında yeni Norton'un çok az sistem kaynağı tükettiğinden ve 1 dakikanın altındaki kurulum süresinden ve bir dolu başka yenilikten bahsedilip duruldu. Konu Norton olunca bunlara inanmak gerçekten zor değil mi?
Editörler de yanılır
Eve gelip, yeni Norton paketlerini denemeye koyuldum. Halihazırda bir anti spyware ve firewall yazılımı kullanmadığım için Symantec Norton Internet Security 2009'u kurmayı uygun gördüm. Çünkü online koruma ve kimlik bilgisi çalınmasını engelleyen bir güvenlik eklentisine de sahip olduğu söylenmişti.
Symantec yetkilileri orta halli bir bilgisayarda (2 GHz'lik CPU ve 1 GB bellek gibi) 1 dakikanın altında tamamlanan bir kurulum sürecinden bahsetmişti. Ancak benim kullandığım emektar laptop 1.6 GHz Turion64 işlemciye ve 512 MB belleğe sahipti. Dolayısıyla 1 dakikalık bir kurulum süreci ancak hayal olabilirdi. Öyle de oldu zaten :-) yaklaşık 2-3 dakikada temel kurulum tamamlandı ve sonrasında yapılandırma ve kayıt işlemlerine geçiş yaptım. Fakat hakkını yememek gerek; aktivasyon anahtarını girip, Norton Club'a üyelik işlemimi gerçekleştirmek de dahil yaklaşık 10-12 dakika arasında bir sürede tüm kurulum işlemini gerçekleştirmiş, ilk güncellemeleri yapmıştım bile.
Şimdi işin özüne, yani sistem kaynaklarını kullanma testine gelmişti sıra. Test dediğime bakmayın, dergi ortamında yaptığımız türden ağır uygulamalardan bahsetmiyorum. Yapacaklarım bilgisayarımı yeni Norton'umla derinlemesine tararken, MS Word'ü, Firefox'umu ve Windows Live Messenger 9beta'yı açmayı deneyecektim. Çünkü bir önceki sürümde bu işlemleri yapmak bir hayli zordu. Ama bu kez önyargılı davrandığımı anladım, yeni Norton tarama yaparken sistem kaynaklarının büyük bir kısmını Windows'a ve üzerinde koşan yazılımlara bırakıyordu. Bunu da oldukça iyi yapıyordu. Çünkü saydığım yazılımlar sorunsuz ve normal bir hızla açıldı (Messenger hariç, o beta oluşu ve ihtiyaç duyduğu sistem kaynaklarının yüksekliği nedeniyle beni biraz bekletti).
Yeni Norton 2009 tarama yaparken sistem kaynaklarının yaklaşık (işlemci bazında) yüzde 10-20'sini kullanıyor. Ancak tarama penceresini minimize etmek istediğinizde kullandığı sistem kaynağı miktarını daha da azaltarak tarama süresini uzatıyor. Bu sayede siz diğer işlemlerinize devam edebiliyorsunuz. Bir hayli güzel değil mi? Bu noktada hemen belirteyim, bu sistem kaynağı tüketme konusuna takan sadece ben değilim. Symantec geliştiricileri de eski sürümlerin yarattığı bu sıkıntıdan rahatsız olmuş olacak ki, arayüze bir CPU ölçer koymuşlar. Yani yazılımın arayüzünden sisteminizin ve Norton 2009'un kullandığı CPU oranını takip edebiliyorsunuz.
Norton 2009'un öne çıkan yenilikleri
Norton 2009 öncelikle tarama hızını bir hayli artırmış durumda. Bunun temel nedeni Symantec'in de kullanıcıları arasında bir topluluk mantığına gitmesi ve tarama istatistiği tutması diyebiliriz. Yani kurulum sırasında bu özelliği aktif hale getirirseniz taradığınız dosyaların bir istatistiği ve reytingi tutuluyor. Bu şekilde siz tarayıp güvenli olduğunu anlarsanız o dosya başka bir bilgisayarda taranmadan atlanıyor (tabii kodunda bir değişiklik yoksa). Böylelikle tarama hızınız bir hayli artmış oluyor. Tabii kullanıcı eğilimleriniz de Symantec sunucularına bildirilmiş oluyor.
Bunun dışında zararlı yazılım veritabanı neredeyse her 10 dakikada bir güncelleniyor. Böylece siz internette gezinirken bile en yeni zararlılara karşı korunmuş oluyorsunuz. Bunun yanı sıra malware gibi zararlılara karşı da bir hayli güvende oluyorsunuz. Ben internette birçok crack, warez ve paylaşım forumunu arşınlayarak yazılımın tepkilerini üstün körü ölçümledim. Sonuç sorunsuz ve başarılıydı.
Benim en çok hoşuma giden bir başka özelliği de sık ziyaret ettiğiniz siteler için kullanıcı adı ve parola bilgilerinizi kendi içerisinde saklayabilmesi. Bu şekilde tarayıcı ve üçüncü parti yazılımların olası açıklarından bilgilerinizi korumuş oluyorsunuz. Ayrıca neredeyse tüm antivirüs yazılımlarında fiks haline gelen akıllı/sezgisel koruma sisteminin bir örneği de yeni Norton 2009'da bulunuyor. Bu şekilde henüz zararlı bir yazılım olarak damgalanmayan ama zararlı olma ihtimali yüksek olan bir yazılım/dosya ile karşılaştığınızda Norton 2009 tarafından uyarılıyorsunuz.
Bunlar dışında, casus yazılım önleme ve firewall gibi bileşenlerle anlık mesajlaşma yazılımları ve e-posta istemcileriyle eşzamanlı çalışabilme özelliklerini hiç kaleme almıyorum. O konularda zaten önceki sürümler de başarılıydı. Ancak eski sürüme göre iyileştirilen ev ağı yönetimi ve koruması, birden fazla bilgisayara sahip olan evlerde ya da küçük ölçekli ofislerde güvenlik sorununu ortadan kaldırıyor gibi.
Uzun lafın kısası
Uzun lafın kısası yeni Norton 2009 hem güvenlik sağlamada, hem de bilgisayarın performansını doğru kullanmada bir hayli yol katetmiş durumda. Üstelik sunduğu yenilikler de bir hayli konuşulacak türden. Fakat zararlı yazılım bulma ve temizleme konusunda rakiplerine fark atamıyor. Bunun yanı sıra yüksek fiyatı da (özellikle Internet Security paketinin) mevcut bir güvenlik yazılımının lisansını yakıp, Norton 2009'a geçmek için insanı düşündürecek cinsten. Tüm bunlara rağmen bu defa Norton başarılı bir seriyle karşımıza gelmiş.